Momo, Yeni Mavi Balina mı?

Momo oyun için yaratılmış bir sanal karakter değil aksine bir heykel. Japon heykeltraş Keisuke Aiso’nun 2016 yılında yaptığı ve “Kuş Kadın” adını verdiği heykelinden ilham alınarak yaratılan Momo dünyada panik yaratmaya devam ediyor.

İlk olarak Latin Amerika üzerinden yayılmaya başlayan ve etkilerini Fransa, ABD ve Nepal ülkelerinde de hissettirmeye başlayan Momo; korku ve dehşet uyandıran bir yüzle WhatsApp üzerinden kullanıcılara şiddet içerikli fotoğraflar veya tehdit içerikli mesajlar gönderiyor. ”Yeni Mavi Balina” şeklinde tabir edilen şiddet içerikli yeni sanal oyun Momo’nun, tıpkı Mavi Balina oyununda olduğu gibi intihara teşebbüse kadar sebebiyet verebilme tehlikesi bulunuyor.

Momo’nun bir sosyal medya grubu şeklinde ortaya çıktığı en yaygın rivayet. Eğer şehir efsanesi değilse, bir grup insan, yabancı bir numarayı aramak konusunda birbirlerine meydan okumaya başlıyorlar. Bu kişiler Momo’ya mesaj attıklarını ve geriye mesaj olarak şiddet içeren fotoğraf geldiğini, hatta bazıları da tehdit içeren mesajlar aldıklarını, kişisel bilgilerinin açıklanacağı konusunda tehdit edildiklerini söylüyor. Yani pandoranın kutusu böyle açılıyor.

Momo’yu oynayan kişilerin başına gelebilecek muhtemel tehlikeler nelerdir?

1)Momo oyununu oynayan kişiler, depresyon ve kaygı atakları geçirebilmektedir.
2)Momo, kullanıcıları tehdit ve taciz edebilmektedir.
3)Momo’la mesajlaşılması halinde kişisel bilgileriniz çalınabilmektedir.
4)Momo’ya geri dönüş yapan kişilerden zorla para elde edebilemektedir.
5)Şiddet öven bir dile yer verilebilmektedir ve kişiler intihara teşebbüs edebilmektedir.

Peki Çocukları Momo’dan Korumak için ne yapacağız?

Momo ‘meydan okuması’ olarak bilinen ve yaklaşık bir yıldır çeşitli ülkelerde görülen olay internette panik ve histeri yarattı. Bunun cihazlara bulaşan veya hırsızlık amacı taşıyan bir siber tehdit değil de şok ve rahatsızlık oluşturan kötü niyetli bir şaka olduğunu unutmamak gerek. Medyanın ilgisiyle panik arttıkça insanlar bu şakayı çevresindekileri korkutmak, rahatsız etmek ve tehdit etmek amacıyla kullanmaya yöneliyor. Konunun önemine dikkat çekerek ebeveynleri uyaran Kaspersky Lab Küresel Araştırma ve Analiz Ekibi Baş Güvenlik Araştırmacısı David Emm, ise şunları söylüyor:

İnternetsiz bir dünyayı bilmeyen ve sanal dünyayı çok hızlı tarayan çocukların ebeveynleri için ise bu tehdit karşısında ne yapacağını bilemiyor. Çocuklar daha yoğun bir şekilde arama ve paylaşım yaptığından bu tür içeriklere de ilk önce onlar maruz kalıyor. Bu olayda amaç zararlı yazılım yaymak gibi gözükmese de ebeveynler olarak bizlerin çocuklarımızın internette neler yaptığını yakından takip etmemiz gerektiğini hatırlatması açısından önem taşıyor. Zararlı içerikler, siber tehditler ve bilinmeyen kaynaklardan gelen içeriklere karşı en iyi savunma çocuklarla açık diyalog kurmaktan geçiyor. Çocuğunuz kötü bir olay yaşamadan önce ona internet güvenliğinin temellerini anlatarak tehditlerle başa çıkmasına yardımcı olabilirsiniz. Ebeveynlere önerilerimiz şunlar:

1)Çocuklarınızla düzenli olarak konuşun. Onlara internette kendilerini nasıl koruyacaklarını anlatın. Hangi sitelerin onlara uygun olmadığı konusunda anlaşın ve bunların nedenlerini anlamalarını sağlayın. İnternette kendilerini üzen bir olayla karşılaştıklarında güvendikleri bir yetişkine anlatabileceklerini bilmeleri gerekli.

2)Çocuğunuzun gerçekte tanımadığı kimseyle internet üzerinden arkadaş olmaması, kişi listelerine bilinmeyen numaralar eklememesi gerektiğini anladığından emin olun. İnternetteki kişiler her zaman gerçekten kim oldukları ve ne istedikleri konusunda dürüst olmayabilir.

3)Güvenlik ayarlarını etkinleştirin. Çocukların uygunsuz içerikler izlememesi için otomatik oynatma gibi ayarlar devre dışı bırakılmalı ve ebeveyn kontrolleri kurulmalıdır.

4)Sessize alma, engelleme ve rapor etme özelliklerinden yararlanın. Böylece onları zararlı çoğu içerikten korumuş olursunuz.

5)Tanımadığınız insanlara telefon numarası ve adres gibi kişisel bilgilerinizi asla vermeyin.

Buraya kadar izlenimlerim, aldığım bilgiler ve okuduğum yayınlar ışığında bilgi vermeye çalıştım. Bu konuda ben ne düşünüyorum kısaca bundan da bahsetmek isterim.

Arjantin’de 12 yaşındaki bir kız çocuğun Whatsapp mesajlaşma platformu üzerinden yayılan oyunun etkisiyle intihar ettiği iddiası uluslararası basında haber olmuştu. Bu iddia doğrulanmadı ancak Momo’nun YouTube videolarına sızdığı haberleri sonrası çeşitli ülkeler aileleri uyarmaya başladı. YouTube yetkilileri ise “Medyada yer alan haberlerin aksine, yakın zamanda YouTube’da Momo’ya ya da Momo’yu özendiren içeriğe yer veren videolara ilişkin hiçbir bulgu ulaşmamıştır. Bu tür içerikler kurallarımıza aykırıdır ve hemen kaldırılır.” açıklamasını yaptı. Bu açıklamaya rağmen Momo YouTube’a sızmış olabilir mi? Kesinlikle olabilir. Sızmıştır da…

Öte yandan Momo’nun gereğinden fazla popüler edildiği ise aşikar. Tıpkı Mavi Balina da olduğu gibi 1 e 1000 katılmış. Momo’yu dinleyen onu gördüğünü idda ediyor. Büyük yaratıcılık ve geniş hayal dünyasına sahip olması nedeni ile bir çocuğun yanında konuşmanız bile, onu Momo ile uzun süredir tanışık bir ruh haline sokabiliyor. Tehlikeli arkadaşı ile tanışmadan yaşamaya başlıyor.

Özetle bir tehlike var mı? Evet var! Ama sosyal medya veya internet ortamı ne zaman güvenliydi ki? Hele ki çocuklar için?

Burada tüm iş ebeveynlerde bitiyor. Kimse çocuğunu gece yarısı ıssız bir yolun ortasına bırakıp gitmez değil mi? İşte o ıssız yol yani yaygın adı ile dağ başı bu sanal dünya.

Momo’dan daha önce, çocuğunuzun karnesini, ev halini, akrabalık ilişkilerinizi, sevdiklerini, sevmediklerini, küvetteki resmini, serum alırken en çaresiz halini, hatta evde donla gezerken ki görüntüsünü bu güvensiz ortamda yaymazsanız, bir de açık lokasyon ve zaman bilgisi vererek? Momo’dan daha da büyük tehlikelerden onları korumaya başlayabilirsiniz.

Unutmayın, özellikle sosyal medya eğlence olduğu kadar tehlikelidir. Gerektiği kadar, ölçülü ve güvenli kullanırsanız keyif ama aksini yaparsanız büyük sıkıntı ve acı verir. Sizin cehaletiniz çocuklarınızın kabusu olmasın. Çünkü bu ülkede en dip yapan cehalet sanal cehalet. Kolay olan her zaman risklidir bunu unutmayın.

Aman Dikkat!!!

İlker Tanrıverdi
07.03.2019