WhatsApp ve Instagram Erişim Sıkıntıları

Bakın bu bir “dram”dır!

Hiçbir şey olmasa bile kesinlikle bir şeyler oldu ama fark edemedik!

Facebook’un sahip olduğu sosyal medya uygulamalarında ki bunlar WhatsApp ve Instagram, erişim sıkıntıları yaşandı. WhatsApp’da fotoğraf gönderme, alma, dosya indirme servislerinde, Instagram’da ise yavaşlama, hikaye izlemede sorunlar vardı.

Whatsapp’ın çöktüğünü twitter’dan öğrendik? Yine Instagramcılar twitter da fotoğraf paylaşmaya başladı ve bu tam bir “dram”dı.

Geçtiğimiz günlerde yaşanan sıkıntı 3-4 saat içerisinde düzelmişti. Mevcut problemin tam olarak ne zaman düzeleceği ise belirsizliğini koruyor. Koruyor diyorum çünkü biz eğlenceden ve zaman geçirmeden farklı bir kullanıcı profili çizmek zorunda olan Kurumsal Sosyal Medyacılar için “dram” yeni başlıyor.

Kuşkusuz sosyal medyanın bir anda kararması sadece sosyal medya kullanıcılarını etkilemedi. Bu platformlar üzerinden reklam verenleri de maddi sıkıntıya soktu.

Hayatımızın önemli bir parçası haline gelen Facebook ve ona bağlı olan platformlardaki yavaşlık ve görsel medyaların hata verip görüntülenememesi, bize mart ayında yaşadığımız neredeyse tam günlük kesintiyi akla getirdi. Siber saldırı ihtimali çok konuşuldu. Ancak hatırlarsanız şirket daha sonra yaptığı açıklamada sorunun kaynağının “rutin bakım esnasında yaşanan bir aksilik” olduğunu belirtmişti.

Gelelim 48 saat öncesine. Yaşanan sorunu saatler sonra çözebilen Instagram, sıkıntının giderilmesini twitter’da ki resmi hesabından “We are back” (Geri döndük) paylaşımıyla duyurdu. Acaba gerçekten döndüler mi?

Son günlerin en çok konuşulan dizisi sayesinde bilmeyenlerin de öğrendiği gibi, Ukrayna’daki Çernobil nükleer güç santralındaki kaza, reaktör güvenliği ile ilgili bir test sırasında gerçekleşti. Yapılan test, bu tür reaktörlerin kararlı çalışamadığı çok düşük güç seviyesindeydi ve bu seviyede reaktörün güvenlik sistemlerinin devreye girmemesi için, sorumlu operatörler, normalde yapmamaları gerektiği halde acil durum kapama sistemini devre dışı bırakmışlardı.

Şimdi bunu neden anlattım diye soracaksınız biliyorum? Facebook, Instagram ve Whatsapp hamlesi ile tekel oldu. Dünyanın neresinde olursanız olun, bir iş yapmak istiyorsanız Facebook ve Google’a muhtaçsınız. Bugün öyle düşünmüyor olabilirsiniz ama yarın mecbur düşüneceksiniz. Üstelik çok yakında tüm dünyada olduğu gibi dışarıdan profesyonel destek almak zorunda olmanız gerektiğini ve alacağınız desteğin de yurt dışı (ABD) bağlantılarının olması gerektiğini anlamanız en fazla +2 sene alacak.

Peki ne oldu da bu sefer ki kesintiye hükümetler dahil böyle yüksek ve gür sesler çıkarttılar?

Bu firmalar “Rujumu çok soran oldu, markası bu” kalıbı ile kendilerine para ödemeden reklam geliri elde eden fenomenlerden sıkıldı. Üstelik karları arttıkça maliyetlerinin de arttığını artık daha iyi anlar oldular.

Son bir senedir ortada gezen bir söylenti var! Artık kişilerin veya firmaların beğeni sayısı görülmeyecek. Böylece ticari fenomenlik yavaş yavaş ortadan kalkmaya başlayacak ve ruj markası söyleyenlerin etkisi de azalmaya başlayacaktı. Çoğu insan bu imkansız derken benim gibi işin içinde olanlar, yeni bir yol açılmak istendiğini hemen fark etti diyebilirim.

Artık ticaret yapmak istiyorsan hesabını kurumsal yapacaksın, etki istiyor isen reklam vereceksin, daha çok etki istiyorsan daha çok ama profesyonel destekli reklam vereceksin ve ancak destek aldığın kişi veya kurumlardan rakamları isteyeceksin.

Gelelim Çernobil olayına, reaktörde böyle bir deneme daha önce de gerçekleştirilmiş, doyurucu bir sonuç alınamadığından deneyin tekrar edilmesine karar verilmişti. Ancak, deneyi hazırlayanlar tarafından santralın nükleer olmayan kısmıyla ilgili olduğu düşünülen bu deney, deneyin yapılmasından sorumlu personel ile işletme ve güvenlikten sorumlu personel arasında tam bir bilgi alışverişi ve işbirliği sağlanmadan yürütülmüş, deney programında yeterli güvenlik önlemleri alınmamış ve işletme personeli deneyin nükleer güvenlik açısından etkisi ve potansiyel tehlikeleri konusunda uyarılmamıştı.

Şimdi de geri döndüğün idda eden Instagrama bakalım! O gece bazı hesaplar ortadan yok oldu, kayboldu… Hacklendi ya da spam olarak görüldü. Beğeni ve takipçi veren paneller kapandı. Normal aldığınız organik beğeniler nerdeyse buhar oldu. Çünkü basit anlatmak gerekirse sizi gören kişi sayısı azaldı. Şimdi Instagram’a girin ve aşağı doğru inin, hemen fark edeceksiniz ki eskisi kadar kişiyi siz de göremeyeceksiniz. Bazen videolar donacak, bazen de hikayeler kararacak.

Evet bu bir siber saldır değildi ama bir testti ve sonuçları milyarlarca dolar kaybına yol açtı. Peki buna tepki neden büyük oldu? Basit çünkü açtılar! Neyi açtıklarını anlatmama gerek var mı? Bence yok! Çünkü her gün birileri ortaya çıkıyor ve  “Hiçbir şey olmasa bile kesinlikle bir şeyler oldu ama fark edemedik!” diyor.

Umarım bu sorun çabuk telafi edilir çünkü burada en çok mağdur olan biz sosyal medya şirketlerinin çözüm ortakları olduk. Büyük emek vererek meydana getirdiğimiz yapıları daha çok emek vererek ve nöbet tutarak eski haline getirmeye çalışacağız. Ama dünyada ki bu ekonomik savaş, çıkmaz, hırs ve tekelcilik devam ettikçe daha çok “dram” ile karşılaşacağız.

Bu bir hack olayına benzemiyor evet ama bize alternatiflere kapımızın açık olması gerektiğini hatırlatıyor. Alternatif şu an yok ama oldurmak bu tekeli yıkmak gerekiyor.

Bireysel açıdan ise verilerinizin düzenli yedeğini almanızı tavsiye ederim. Neyin ne zaman ortadan kaybolacağı belli olmadığı gibi, bir gün bazı verilerin geri dönmeme ihtimaline de hazırlıklı olmalıyız.

Ancak burada asıl canımızı sıkması gereken, bize bir sebep gösterilmemesi ve gerçekten ne olduğunu bilemeyecek olmamız. Acil durum kapama sistemini devre dışı bırakmaları ise keyiflerine kalmış.

Bakın asıl “dram” işte bu…

İlker Tanrıverdi

05 Temmuz 2019

Mavi Balina Dehşet Saçıyor!

Hatırlarsanız kısa süre önce Momo ile ilgili bir yazı kalem almıştım. Şimdi de Momo’dan daha eski bir geçmişi olup bir türlü önüne geçilemeyen, yer altından çıkartılamayan Mavi Balina ile ilgili bir şeyler yazma gereği duydum. Çünkü Mavi Balina, Momo’nun aksine bir şehir efsanesi değil…

Mavi Balina tehlike saçmaya devam ediyor. Son dönemde sıklıkla gündeme gelen oyunda, oyuna katılan çocuklardan şiddet ağırlıklı talimatları yerine getirmesi bekleniyor. Oyundaki talimatlar arasında, kendine acı verme ve korku filmi izleme gibi istekler yer alıyor.

Oynayan kişilere tehlikeli talimatlar vererek, bunları yerine getirmelerini isteyen, çocukları ve gençleri intihara sürüklediği gerekçesiyle dünyanın çeşitli ülkelerinde yasaklanan “Mavi Balina” (Blue Whale) oyunu ilk olarak Rusya’da ortaya çıktı.

Bu oyunun en can alıcı noktası kişiyi huzursuzluğa itmesi. Oyuna katılan kişilerin, oyun üreticisinin bilinçli tercihiyle gece saatlerinde yapılması istenen çeşitli ve ürkütücü görevlerle ruh sağlıkları bozuluyor. 50 gün boyunca devam eden bu sürecin sonunda, oyunu oynayan kişiler üzerinde yanlış değer yargıları ve değersizlik hissi uyandırılıyor son görev olarak intihara yönlendirme sağlanıyor.

Oyunun yapımcısı halen tutuklu ve mahkemede suçunu itiraf etti. Çocukluğunda şiddet gördüğü ve baskı ile karşılaştığı için böyle bir şey yaptığını, çocukların bu dünyadan koparılması için özel insanlar ile çalıştığını söyledi. 2016 yılı Kasım ayında tutuklanan, Budeikin, duruşmalardan birinde, toplumda temizlik yaptığını söyleyerek, kurbanlarını “biyolojik atıklar” olarak tanımlamıştı.

Oyunun içindeki tüm bu bilinçaltı ses ve görsellerde bir kadın akademisyeninin etkisi var. Oyunun isminin ‘Mavi Balina’ olması ve oyun renginin mavi olması hepsi birer stratejinin ürünü aslında.

Oyun, tarayıcı tabanlı değil ve sosyal medya gibi ortamlarda “oyun yöneticisi” tarafından gizlice gönderilen linklerle çocuklara ulaşıyor. Oyunun engellenmesine yönelik standart bir adresi bulunmuyor. Oyun, kullanıcılar arasında özel linkler paylaşılarak oynatılıyor.

Oyunu oynamak isteyen kişilere, sözde oyunun yöneticisi görünümündeki internet korsanları tarafından virüs içerikli bir link gönderiliyor. Gönderilen bu linkle kişisel bilgileri oltalama (Phishing) yoluyla çalınan gençler yakın çevrelerindeki kişilerle ilgili tehdit, şantaj ve siber zorbalığa maruz kalıyorlar.

Peki Aile Olarak Ne Yapacağız?

Çocuklarının internet kullanma alışkanlıklarını mutlaka takip edeceğiz.
Çocukların oynadıkları oyunları, birlikte oynayalım diye kontrol edeceğiz, hesap sorar gibi değil meraklı bir şekilde yanaşacağız.

Oyun başında ve internette geçirilen süreleri sınırlandıracak ve yaşlarına uygun oyunlar seçilmesi konusunda yönlendirme yapacağız.

İnternet ortamında “bilinmeyen” yabancılara karşı şüpheyle yaklaşılması ve bu kişilerin hayatı açısından tehlikeli sonuçlar doğurabileceği çocuklara anlatacağız.

Gerekirse bir uzmandan destek alacağız.

En önemlisi ise çocukları sosyal aktivitelere yönlendirip, sosyal paylaşım ağlarında onlarla arkadaşlık ederek, internet adımlarından haberdar olacağız.

Ve tüm ebeveynlere bir kere daha aynı uyarıyı yaparak yazımı bitirmek istiyorum. Çocuklarınız sevimli kedi yavrusu değildir. Sosyal Medyada onun kadar size rating sağlamayacağı gibi ondan daha çok korunmaya, kollanmaya ve gizlenmeye ihtiyacı vardır.

Aman Dikkat!!!

İlker Tanrıverdi

Momo, Yeni Mavi Balina mı?

Facebook’a Vergi Geldi!

Sosyal ağ Facebook reklamlarından Türkiye’de KDV kesilmesine resmen başlandı.

Türkiye’de, Facebook üzerinden reklam verenlere vergi uygulamasına resmen başkandı. Bu kapsamda artık Facebook reklamlarından yüzde 18’lik Katma Değer Vergisi ( KDV) kesiliyor.

FACEBOOK’TAN AÇIKLAMA

Konuya ilişkin olarak resmi bilgilendirme de yine Facebook tarafından yapıldı. Habertürk’ten Necdet Çalışkan’ın haberine göre: Facebook Business’ın “Faturalandırma ve Vergiler” bölümünde “Türkiye Katma Değer Vergisi (KDV) Hakkında” başlıklı bir bilgilendirme yazısı yayınlandı.

Yazıda, “1 Nisan 2019 tarihinden itibaren, Türkiye vergi kanunlarında yakın zamanda yapılan değişiklik sebebiyle, Facebook Ireland Ltd. artık Türkiye’de yerleşik olmayan bir kurum olarak KDV’ye tabi olacaktır. İşletmesi Türkiye’de bulunan ve geçerli bir Türkiye KDV Numarası sağlamamış tüm reklamverenlerden, Facebook Ireland Ltd.’dan satın alınan reklam hizmetleri için %18 KDV alınacaktır” denildi.

Açıklamada, “Facebook’ta reklam vermeye devam etmek için hesap ayarlarınıza gidin ve işletme adınızı, adresinizi güncellediğinizden ve Türkiye KDV numaranızı eklediğinizden emin olun. Reklamveren, KDV numarasını vererek Türkiye Katma Değer Vergisi (KDV) Kanunu’nun 9. Maddesi kapsamında KDV beyanında bulunacağını onaylar.

Not: KDV numaranızı vermezseniz, Size sunulan tüm reklam hizmetlerinden %18 oranında KDV alınır. KDV, reklamlarınız için sizden alınan her ücrete dahil edilir. Facebook reklamlarınızın ödemesini manuel bir ödeme yöntemi ile yapıyorsanız, reklam hesabınıza para sağladığınızda KDV uygulanır” ifadelerine yer verildi.

Facebook’taki bu yeni dönem kapsamında Facebook’ta reklam verenlere de Hesabınıız KDV no ekleyerek güncelleyin” bildirimi yapıldı. Bu bildiride, “Facebook, 1 Nisan 2019 itibarıyla Türkiye Katma Değer Vergisi almaya başlayacaktır. Doğru şekilde vergilendirildiğinizden emin olmak için KDV numaranızı ekleyin ve kendiniz KDV beyanında bulunacağınızı onaylayın” denildi.

UYGULAMA NASIL OLACAK?

Facebook’a reklam veren Türkiye’deki hesap sahiplerinden alınacak olan yüzde 18’lik KDV uygulaması şu şekilde işleyecek:

Örneğin, 100 TL olarak belirlenmiş faturalandırma düzeyinize ulaştığınız için kısa süre önce sizden 100 TL ücret alındıysa, ücretin ara toplamı reklam maliyetleri için 100 TL olacak. Bunun üzerine yüzde 18 oranında KDV eklenecek ve böylece bu ücret için toplamda 118 TL ödeme yapılacak (100 TL + 18 TL = 118 TL). Bu yüzden Facebook reklamlarını kullananların faturalandırma düzeyindeki tutardan daha fazla ücret alınabilecek.